Elmali Köyü Resmi Web Sitesi

Anasayfa Muhsin YaziciogluElmali Köyü Tarih Aileler Resimler Videolar DuyurularCanli SohbetZiyaretci Defteri Köse Yazilari Kültür Sanat Türkülerimiz Sivas Sofrasi BaglantilarIletisim

Sivas İnternet Gazeteciler Derneğinden Araştırmacı Yazar Mehmet Ali Öz 1845 yılına ait bir belge ile Muhsin Yazıcıoğlu'nun soy kütüğünü açıkladı.
Belge yazının en alt kısmındadır.

1530 yılına ait tapu tahrir kayıtlarında mezra olarak belirtilen Bozok kazası Gedik / Gedükçubuk kazası Mesudlu karyesi Elmalu mezrası (günümüzde Sivas ili Şarkışla ilçesine bağlı) Elmalı köyünün Başbakanlık Osmanlı Arşivlerindeki 1260–1261 (1844–1845) tarihli, “kâr ve zarar anlamına gelen aile reislerinin mal varlığını gösteren temettuat defterlerindeki kayıtlarda yer alan “Yazıcıoğlu ailesinin” aile reislerinin isim ve şöhretleri şöyledir:

    Hane no 1: Kızılalioğlu Minla Ali,

    Hane no 2: Kızıl Ali oğlu Bekir kethüda,

    Hane no 3: Kızıl Ali oğlu Hasan.

Sayın Muhsin Yazıcıoğlu’nun büyük dedelerinin adı Kızılalioğlu Molla Ali, Kızılalioğlu Bekir kethüda ve Kızılalioğlu Hasan’dır. Dolayısıyla Muhsin Yazıcıoğlu’nun Sülalesi Kızılalioğlu Aşiretine mensuptur. Doğmuş olduğu Elmalı köyü de adını Elmalı cemaatinden almaktadır. Elmalı cemaati Mes’udlu cematine bağlıdır. Mes’udlu Cemaati, Kızılali, Kızılalioğlu adıyla bilinen Anadolu’nun birçok yerinden balkanlara kadar iskân olunmuş Kızıllar, Kızılaliler, Kızılalioğulları vesaire gibi birçok ad ile bilinen aşirete mensup tur. Kızıllar, "konar-göçer Türkmen yörükânındandır. Osmanlı imparatorluğumun aşiretleri iskân politikası uyarınca Anadolu’nun çeşitli yörelerine ve Balkanlar’a yerleşen aşirettir. Kızıllar, "Konar-Göçer Türkmen Yörükânındandır. Osmanlı imparatorluğumun aşiretleri iskan politikası uyarınca Anadolu’nun çeşitli yörelerine ve Balkanlar’a yerleşen aşirettir.

Kızıllar, Kuzey Asya Türk-men topluluklarındandır. Hazar denizi kıyıları ile Etrek (Ertek veya Erdek şeklinde yazıldığı da görülmektedir) ırmağından Mangışlak’a kadar uzanan yerlerde uzun süre yaşamışlardır. Bilindiği gibi, Batı Türklerinin ataları olan ve daha sonra “Türkmenler” adıyla anılan Türk topluluğu Oğuzların ilk ana yurdu Ötüken bölgesinde yaşamışlar. Arap kaynaklarına göre, Müslüman olmayan Oğuzlar, Müslüman olan Oğuzlar’a “Türkmen” adını vermişlerdir. Türkmen adını alan Oğuzlar esas adlarını hiçbir zaman unutmamışlardır. Türkmen adında olduğu gibi Müslüman olan Kuman, Karaman, Ataman, Kölemen adlarında görülen  “man”, “men” ekleri Müslüman Türklerin isimlerinin sonuna o devirde eklendiği düşünülebilir.

Sir-i Derya (Kırgızistan’dan doğup Aral gölüne dökülen nehir)’dan Hazar’a, Aral’dan Horasan’a kadar olan bölgelerde yaşayan Oğuzlardan, ilk defa VIII. Asrın ikinci çeyreğinde yazılmış olan “Göktürk Kitabe”lerinde bahsedilmiştir. Göktürk Hakanı, Oğuzlardan “benim halkım” diye bahsetmiş. Kitabenin verdiği bilgiye göre, Oğuzlar 9 boydan, Oğuz destanına göre ise; Oğuzhanın Günhan, Ayhan, Yıldızhan, Gökhan, Dağhan ve Denizhan adlı altı çocuğu olmuş,  bunların her birinin dört çocuğu olur ve Oğuz boyları bunlardan meydana gelir. Oğuz boylarının adları şöyledir: Günhanoğlulları: (Sembolü, Şahin) Kayı, Bayat, Alka - Evli, Kara - Evli, Ayhanoğulları: (Sembolü, Kartal) Yazır, Döger, Dodurga, Yaparlı, Yıldızhanoğulları: (Sembolü, Tilki) Avşar, Kızık, Beydili, Kargın Gökhanoğulları: (Sembolü, Kurt) Bayındır, Peçenek, Çavundur, Çepni, Dağhanoğulları: (sembolü, Kılıç) Salur, Eymür, Alayundlu, Yüreyir, Denizhanoğulları: (Sembolü, Doğan) İğdir, Bügdüz Yıva’ ve Kınık dır.

Oğuzhanın ölümünden sonra bu 24 Oğuz boyu Gökhanoğulları, Ayhanoğulları ve Yıldızhanoğullarının oluşturduğu Bozoklar ve Günhanoğulları, Dağhanoğulları, Denizhanoğullarının meydana getirdiği Üçoklar adıyla 12’ şerli olarak ikiye bölünür.

Daha sonra Bozoklarla üç oklar arasında anlaşmazlığa düştüklerinden bir bölümü Kafkasya taraflarına göçerler. Bunlar, İran, Azerbaycan, Irak, Suriye, Anadolu ve Rumeli Türkleridir. Bu boylardan bir kısmı aynı boy adlarını taşıyan Tireler halinde bu günkü Türkmen halkını oluşturmaktadır.

Türkmenlerin oluşumunda Orta Asya’nın eski halklarından Massagetler, Dahlar, Parfiyalılar, Alanlar, İskitler, Eftalitler, Sakalar ve Hazarlar gibi bu bölgede yaşayan yerli halkların da katkılarının olduğunu ifade edenler vardır. Moğollar devrinde Türkmen boylarına yapılan saldırılar çok ağır olmuştur. Onu takiben gelen Timur işgali zamanında da aynı muameleyi gören Türkmenler paramparça olmuş ve her Türkmen boyu veya kabilesi kendi hayatını tanzim etmeye başlamıştır.

Türkmen boylarının bir kısmı Kuzey Türkmenistan’a, bir kısmı Batı Türkmenistan’a, bir kısmı da Güney Türkmenistan’a yerleşmişlerdir. Bu bölgelerin haricinde Uzboy, Sarıkamış ve Harezm bölgelerine de yerleşenler olmuştur.

İşte bu Türkmen boylarının en önde gelenleri Salur, Teke, Yamut, Ersari, Gölken, Yazır, Sarık ve Ali’li idi. Bunların dışında ikinci derecede küçük Türkmen grupları olmuştur ki bunların başında Çovdır, Abdal, İğdir boyları gelmektedir. Bunlar da aynı bölgelerde diğer Türkmen boylarının himayelerinde yaşamaya devam etmişlerdir.

Hazar Denizi'nin doğusundaki Ertek ırmağı dolaylarında ve Gürcan'da oturan Yamutlar'dan bir kabile olan Kızıl aşireti Moğol İstilası ile göç etmiş ve Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine katılmıştır. Anadolu'da Bozok, Kayseri, Sivas, Akdağ, Adana, Maraş, Teke Ha-mid, Bolu, Tarsus, içel, Karaman, Afyonkarahisar, Bolvadin Dinar Şark. Karaağaç, Karaman, Çerkeş gibi 13 il sınırları içerisinde 16 köy kasaba ve beldede; Rumeli'de ise Gümülcine, Dimetoka, Kavala Uskup, Hezargrad (Niğbolu), Vardar, Selanik, Silistre, Usturga Oh-rı, Manastır ve köylerinde Kızıl, Kızıllı, Kızıllar, Kızılca, Kızıloğuz Kızılkocalı, Kızılcakeçili.... Adlarıyla iskân olan aşiret geleneklerine bağlı, otantik kültüründen birşey kaybetmemiştir.

Sivas Vilayeti Bozok Sancağına bağlı Kızılkoca kazası vardır. Kızıllar aşiretinin sadece Anadolu coğrafyasında kalmadıkları, Osmanlı imparatorluğumun iskân politikası gereği Rumeli'de de iskân edildikleri bilinmektedir.

Araştırmacıların yayınladığı kitap, makale, bildiri vb. çalışmalarda Türkiye Cumhuriyetimin kurucusu M. Kemal Atatürk'ün hem anne ve hem de baba tarafı soyunun Karaman’dan giden bu aşiretlerden olduğu ispatlanmıştır.

Karaman'a yerleşen aşiret, oymak ve cemaatlerden ikisi olan Kızıllar ve Sofular aşiretleri Karaman'a bağlı Taşkale - Kızıllar ve Yeşildere - İbrala beldelerinde yaşamaktadır. "Kaynakların verdiği bilgiler değerlendirildiği zaman görülmektedir ki, Rumeli'ye yerleşen Türk grupları üç önemli isim altında toplanmaktadır: Konyarlar, Yörükler (Yürükler) ve Tatarlar. Atatürk'ün anne tarafından soyunun da bir "yörük" grubuna mensuptur. Anadolu'dan geldikleri yerin (Konya-Karaman) ismiyle anılan "Konyarlar" dâhil bütün Yörükler, çeşitli tarihi, kültürel ve coğrafi nedenlerle isimler almışlardır. Osmanlı Devleti'nin resmi kayıtlarından geçen ve adlarına "tahrirler" yapılan, Rumeli'ye iskân edilen Yörükler şunlardır: "Naldöken Yörükleri, Tanrıdağı (Karagöz) Yörükleri, Selanik Yörükleri, Ofçabolu Yörükleri, Vize Yörükleri ve Kocacık Yörükleri".

Tanrı Dağı Yörükleri BOA da yer alan kayıtlarda Sivas ve havalisinde Yıldızeli kazasında da iskan edilmişlerdir. BOA ML. VRD.13968 Tanrı Dağı Ahalisinin TMT, kayıtlarında yer almaktadır.

Tanrı Dağları: Taşelinde, Taşkentin batısındaki Belenyurt beldesinin Kuzey-batısında bulunan Tanrı dağı da (2408 m.) Issık Kul’un (Isınmış, sıcak Göl) güneyindeki tarihi Tanrı Dağları’nın anısını Yaşatmış olmalıdır. Yine Yıldızeli kazasında Kızıl (ML. VRD. TMT 14908) , Kızılca (ML. VRD. TMT 14933 Kızılca) adlarıyla köyler bulunmaktadır.

Belgelere göre, Rumeli'deki Yörüklerin üç şekilde isim aldıkları görülmektedir: İlk olarak başlarındaki reislerinin veya "beylerinin" adına, ikinci olarak herhangi bir farklı veya mümeyyiz özelliklerine, nihayet üçüncü olarak da en çok bulundukları mahallin adına göre. İsimlendirmede veya isim almada başlangıçta ilk şekil yaygın olmakla birlikte, daha sonra bir merkez etrafında toplanmaları ve yarı yarıya yerleşik hayata geçmeleri sonucunda üçüncü şekil yayılmıştır. Mesela "Koca Hamza Yörükleri", birinci şekilde isim alanlardandır. Atatürk'ün baba soyunun geldiği "Kocacık Yörükleri" işte bu Koca Hamza Yörükleri'dir. "Naldöken Yörükleri" ikinci şekil isim alan gruplardandır. Çünkü onlar, nal dökme sanatı ve işinde temayüz etmişlerdi.

Naldöken Yörüklerine XV Yüzyılda "Yörükan-ı Nalbant Doğan da denilmekteydi. Aynı şekilde kayıtlarda "Yay Döken Yörükleri" de vardır. Bunlar, Anadolu'da da aynı isimle anılıyorlardı. "Selanik" "Ofçabolu" ve "Vize" Yörükleri ise yoğun olarak yaşadıkları merkezlerin isimleri ile anılmıştır ki, coğrafi bir isimlendirmedir. Bu Yörük grupları içinde o bölgede yaşayan, Konyarlar, Kocacıklar vb. gibi Yörük grupları da bulunmaktadır.

Nevşehir, Kırşehir ve İçel'in Anamur ilçesine yerleşen ve Boynuinceli Türkmenlerinden olan Kurutlar (Kurutlu)1, Kızılalili ( Kızılaliler) Oymakları, bazen Kurutlu Aşireti, Kızılalili ve bazen de Kurutlu Cemaati, Kızılalili Cemaati şeklinde geçmektedir. “ Kızılali-Kızılaliler-Kızılalilü: Anamur kazası( İçel Sancağı), Karsı Meraş, Siverek, Hama, İçel, Tarsus, Adana, Sis Sancakları, Kızılkilise Karyesi (Anamur Kazası), Yalavaç Kazası (Hamid Sancağı). Yörükan Türkman Taifesi. “ kaydı vardır. İlaveten: “Boynuinceli Türkman Aşiretinden olan Kızılalili Cemaaati Anamur Kazasının Kızılkilise karyesinde sakin olmuştur. Kazai-i mezbur ehalisi ile maan civar yaylaklarında yaylarlar. (....) deniliyor2.“

Dolayısıyla Sayın Yazıcıoğlu ile Mustafa Kemal Atatürk’ün mensup oldukları aşiretler aynı kola bağlıdırlar. Birisi Kızıllar diğeri Kızılaliler’dendir. Her ikisi de Aynı Aşirete mensuptur.

Kendisi de yiğit bir Türkmen beği olan Sayın Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza yaptığı yerdeki Tekir Yaylasında bulunan Kurucaöz, Kızılcaöz, Keş Dağı ve Elmalı dağı..yöredeki tüm dağ ve yaylaların adları zaman içerisinde bölgeye iskan olmuş aşiret, oymak ve cemaatlerden almıştır.

    Yüce Rabbimiz!

    Mekânı Cennet, Yoldaşı Hazreti Muhammed olsun. Amin…